Okumaya değer şeyler yazmak her yiğidin harcı değil. Bu sebeple sadece anlatmaya değer şeyler yazmak istiyorum. Devam eden akışın içinde, dışarıda bir yerlerde elinde güçlü bir kumanda sahibi biri tarafından sizi televizyon izler gibi bir odanın içinden , akışa etkinizi sıfıra indirerek yaşamaya zorlaması anlatmak isteyeceğiniz şeyleri çoğalıyor. Sebebi ise çok açık, yerine utandığınız insanlardan oluşan bir videoyu, tiksinti uyandıran esprileri ile bir diziyi yada seks sattırır cümlesi içinde çürüyen aptalca filmleri izlerken içinizde uyanan hisler ile aynı bu odanın gördükleri. Size yalnızlığın en güzel tanımını yaptım az önce.
Yalnızlık sadece arkadaşlarınız var ise güzeldir. Sadece o zaman yalnızlık değil kafa dinleme halini alır.Bu durumda olan insanların da empati yapması çok olağan değil. Yalnızca bu odanın içinden bakabilenlerin anlatabileceği şeyler ise anlatmaya değer olan ama okumaya değer olmak için fazla gösterişli hikayeler doğurur.
Birine gerçekten verebileceğiniz tek şey saygıdır.Sevginin tanımı daha başkadır.İnsanların sana karşı olan sevgisini fark etmen onlara karşı hislerinin iyi yönde değişmesine veya nefret duygusunun azalmasına fayda sağlamıyor. Sadece yan yana olma anlarını kolaylaştırıyor.Aşağı yukarı bu kıyasla yan yana olabilme durumuna sevgi denir.Yalnız kalmamanın temel yolu da saygıdır. İnsanlar saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar.
Saygı duyduğu insanların korktuğu insanlardan korkup, onları ciddiye alıyorlar. İnsanları severseniz onlardan size karşı sadece merhamet uyandırıyorsunuz. Zamansız ilgi ise onların gözünde sizi bir salise bile olsa sevgi dilencisine çeviriyor. İnsanlar merhamet duyduğu insanları ciddiye almıyorlar. Sokakta bir dilenciye para verirsiniz ama nasılsın diye sormazsınız.Bizim birbirimize karşı merhametli olmaya çalışmamız ise koca bir yalan. İnsanlar sadece saygıya aç. Otobüste tekme yiyen kız saygıya aç, seviyorum diyerek bir telefonun içinde ki mesajın başında ağlayan adam saygıya muhtaç, her gün evi süpüren anne, işten gelen baba, yatılı okulda sigaraya başlayan ağabey bir parça saygıya aç. Belinde bir silahla, yüksek model araçtan inen bir adamın masası her zaman ağzına kadar doludur. Kaç tane adam vurduğunu konuştuğunuz adama gösterilen bu adama gösterilen saygıyı etrafınıza dağıtabilirseniz yalnızlığın ilacı budur işte.
Köprüden atlamaya çalışan adamı anlamamak onu bu anlatılan odadan değilde sizin kafanızı dinlediğiniz odadan çıktığını düşünmenizden dolayıdır. İzlediği bir filmi anlatırken , ben onu biliyorum ya diye lafa dalan ama anlatılmak istenileni en aptal yerinden tutan arkadaş, zorla sahip olduğun bir telefonun bozulurken yanında ki boş herifin son model telefonu veya seni fark etmeyen sensörlü apartman lambası bunların hepsi bir tetiktir intihara ama asıl empatiyi başlangıcını bilen yapabilir.Çünkü sıfır aslında bir başlangıçtır ama hep bu köprüye çıkan insanların elinde hiç oluyor.